adjective

patronizing

küçümseyen, tepeden bakan

His patronizing tone of voice was very annoying.

Onun küçümseyen ses tonu çok sinir bozucuydu.

She gave me a patronizing smile.

Bana tepeden bakan bir gülümseme verdi.

a patronizing ((noun)) küçümseyen bir (isim) He has a patronizing attitude.

to be patronizing ((to sb.)) (...ya karşı) küçümseyici olmak Why are you so patronizing to me?

Eş anlamlılar: condescending, superior; Zıt anlamlılar: respectful, humble

'To patronize' fiilinin sıfat olarak kullanılan 'present participle' halidir.

Biri sizinle konuşurken başınızı bir çocuk gibi 'pat' diye okşadığını hayal edin - bu 'patronizing' bir davranıştır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.