noun

pause

duraklama, mola, ara

Let's take a short pause.

Kısa bir mola verelim.

He paused the movie to get a snack.

Atıştırmalık bir şeyler almak için filmi duraklattı.

There was a long pause in the conversation.

Sohbette uzun bir duraklama oldu.

a pause ((in sth.)) (bir şeyde) bir duraklama. There was a long pause in the conversation.

to pause ((sth.)) (bir şeyi) duraklatmak. He paused the movie.

Eş anlamlılar: mola, ara, duraklama; Zıt anlamlılar: devam

Latince 'durma, duraklama' anlamına gelen 'pausa' kelimesinden gelir.

Bir uzaktan kumandadaki duraklatma '||' düğmesini düşünün. Hem fiil ('duraklatmak') hem de isim ('duraklama') olarak kullanılabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.