noun

peacemaker

arabulucu, barıştırıcı

He acted as a peacemaker between the two friends.

İki arkadaş arasında arabulucu olarak hareket etti.

((bir arabulucu)) insanları tartışmayı veya kavga etmeyi bırakmaya ikna etmeye çalışan kişi She is known as a peacemaker in her family.

Eş anlamlılar: mediator (arabulucu), conciliator (uzlaştırıcı), diplomat (diplomat)

'peace' (barış) ve 'maker' (yapan, yaratan) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla 'barış yapan kişi'.

Mevcut barışı koruyan bir 'peacekeeper'dan farklı olarak, 'peacemaker' bir diplomat veya bir tartışmayı çözen bir arkadaş gibi, çatışan taraflar arasında aktif olarak barış 'yaratan' kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.