adjective

peculiar

tuhaf, acayip, özgü

He has a peculiar way of walking.

Onun tuhaf bir yürüme şekli var.

This plant is peculiar to this region.

Bu bitki bu bölgeye özgüdür.

peculiar to ((sb./sth.)) (birine/bir şeye) özgü This plant is peculiar to this region.

a peculiar ((noun)) tuhaf bir (isim) He has a peculiar way of walking.

Eş anlamlılar: strange, odd, unique; Zıt anlamlılar: common, ordinary

Latince 'peculiaris' (kişinin kendi malına ait) kelimesinden, o da bir zenginlik ölçüsü olan 'pecu' (sığır) kelimesinden gelen 'peculium' (özel mülk) kelimesinden türemiştir.

O kadar benzersiz bir şey düşünün ki, sanki sizin 'tuhaf' özel mülkünüz gibi. Bu hem 'benzersiz' hem de 'garip' anlamlarına bağlanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.