verb

penetrate

nüfuz etmek, delip geçmek, içine işlemek

The bullet penetrated the wall.

Mermi duvara nüfuz etti.

The water penetrated the soil.

Su toprağa işledi.

We could not penetrate the mystery.

Gizemi çözemedik.

((bir şeye)) nüfuz etmek Mermi duvara nüfuz etti.

Eş anlamlılar: pierce, permeate, infiltrate, fathom; Zıt anlamlılar: exit, withdraw

Latince 'içine koymak' anlamına gelen 'penetrare' kelimesinden gelir. 'pen-' (içeri) ve '-trare' (girmek) kelimelerinden oluşur.

Yazmak için kağıda 'nüfuz etmesi' gereken bir kalemi (pen) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.