noun

pepper

karabiber, biber

Please pass the salt and pepper.

Lütfen tuzu ve karabiberi uzatır mısın?

I like red pepper in my salad.

Salatamda kırmızı biberi severim.

((uncountable)) karabiber (baharat) Bu çorbanın daha fazla karabibere ihtiyacı var.

((countable)) biber (sebze) Üç tane yeşil biber aldım.

Eş anlamlılar: baharat (spice), çeşni (seasoning); dolmalık biber (bell pepper)

Latince 'piper' kelimesinden gelir, bu da Sanskritçe 'uzun biber' anlamına gelen 'pippali'den türemiştir.

Yemek masasında bir biberlik veya salatada renkli dolmalık biberler hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.