adjective

perceived

algılanan, hissedilen, sözde

The perceived risk is often greater than the real risk.

Algılanan risk genellikle gerçek riskten daha büyüktür.

Her perceived weakness was actually her greatest strength.

Algılanan zayıflığı aslında en büyük gücüydü.

perceived ((isim)) algılanan (isim). The perceived risk is often greater than the real risk.

Eş anlamlılar: apparent, seeming, supposed; Zıt anlamlılar: actual, real

'perceive' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Latince 'alınan veya anlaşılan şey' anlamına gelen 'perceptus'tan gelir.

Bir şeyin insanlar tarafından nasıl göründüğünü veya algılandığını tanımlar, bu gerçeklikle örtüşmeyebilir. 'Algılanan değer' (perceived value) ifadesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.