noun

peril

tehlike, risk, muhatara

The climbers faced great peril on the mountain.

Dağcılar dağda büyük bir tehlikeyle karşılaştı.

His life is in peril.

Hayatı tehlikede.

She was unaware of the peril that lay ahead.

Önündeki tehlikeden habersizdi.

((in peril)) tehlikede olmak His life is in peril.

((the peril(s) of sth.)) (bir şeyin) tehlikesi/tehlikeleri They were unaware of the perils of the journey.

Eş anlamlılar: danger, risk, jeopardy; Zıt anlamlılar: safety, security

Latince 'periculum' (tehlike, risk) kelimesinden gelir ve 'experiri' (denemek, test etmek) ile ilişkilidir. 'Experience' (deneyim) ile aynı kökü paylaşır.

'Peril' kelimesini 'pir' ve 'el' olarak düşünün. Bir pirin elinin tehlikeli bir durumda olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.