adjective

permanent

kalıcı, daimi, sürekli

This is a permanent solution to the problem.

Bu, soruna kalıcı bir çözümdür.

She has a permanent job at the company.

Şirkette kalıcı bir işi var.

((permanent)) ((isim)) kalıcı (isim) Bu kalıcı bir çözüm.

Eş anlamlılar: lasting, enduring; Zıt anlamlılar: temporary, transient

Latince 'permanere' (per- 'boyunca' + manere 'kalmak') kelimesinden gelir. 'Boyunca kalmak' anlamına gelir.

'Permanent marker' (kalıcı kalem) düşünün - mürekkebi sonsuza dek kalması için tasarlanmıştır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.