adjective

permeable

geçirgen, nüfuz edilebilir

This fabric is permeable to water.

Bu kumaş suya karşı geçirgendir.

The cell membrane is selectively permeable.

Hücre zarı seçici olarak geçirgendir.

((permeable)) ((to sth.)) (-e karşı) geçirgen olmak Bu kumaş suya karşı geçirgendir.

Eş anlamlılar: porous, penetrable; Zıt anlamlılar: impermeable, waterproof

Latince 'permeare' 'içinden geçmek' (per- 'içinden' + meare 'geçmek') kelimesinden gelir.

'Permit' (izin vermek) kelimesini düşünün. Geçirgen bir şey, bir şeylerin içinden geçmesine izin verir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.