verb

permeate

nüfuz etmek, içine işlemek, yayılmak

The smell of coffee permeated the room.

Kahve kokusu odaya yayıldı.

A sense of optimism permeated the team.

Takıma bir iyimserlik duygusu yayıldı.

((sth.)) (-e) nüfuz etmek Kahve kokusu odaya nüfuz etti.

Eş anlamlılar: pervade, saturate, infuse, imbue

Latince 'permeare' 'içinden geçmek' (per- 'içinden' + meare 'geçmek') kelimesinden gelir.

'Permeate' kelimesini 'pass through me' (içimden geç) olarak düşünün. Koku bana ulaşmak için odanın içinden geçer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.