noun

permission

izin, müsaade, ruhsat

You need permission to enter the building.

Binaya girmek için izne ihtiyacınız var.

She gave me her permission to leave early.

Erken ayrılmam için bana izin verdi.

((fiil)) izni ... yapmak için izin You need permission to park here.

((birinden)) izin birinden izin Did you get permission from your parents?

birinin izniyle/izni olmadan birinin izniyle/izni olmadan He took the car without my permission.

Eş anlamlılar: izin, müsaade, yetki; Zıt anlamlılar: yasak, men

Latince 'per-' (içinden, yoluyla) + 'mittere' (göndermek) kelimelerinden gelir. Bir şeyin geçmesine izin verme fikri.

Bir 'misyon' (mission) için 'izin' (permission) gerektiğini düşünün. İki kelime de benzer kökten gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.