adjective

pernicious

zararlı, kötü, öldürücü

The book discusses the pernicious effects of racism.

Kitap, ırkçılığın zararlı etkilerini tartışıyor.

He had a pernicious influence on the child.

Çocuk üzerinde zararlı bir etkisi vardı.

zararlı bir ((isim)) zararlı bir (isim) It was a pernicious rumor.

((isim)) zararlıdır (isim) zararlıdır Their influence is pernicious.

Eş anlamlılar: zararlı, yıkıcı, kötü niyetli; Zıt anlamlılar: faydalı, zararsız, iyi huylu

Latince 'per-' (tamamen, yıkıma kadar) + 'nex' (şiddetli ölüm) kelimelerinden gelir. Tamamen yıkıcı anlamına gelir.

'Perişan' kelimesine benziyor. 'Pernicious' (zararlı) bir etki sizi 'perişan' edebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.