adjective

perpetual

daimi, sürekli, ebedi

He lives in perpetual fear of being discovered.

Keşfedilme korkusuyla sürekli bir korku içinde yaşıyor.

The country is in a perpetual state of war.

Ülke sürekli bir savaş halindedir.

perpetual ((isim)) daimi, sürekli He lives in perpetual fear of being discovered.

Eş anlamlılar: everlasting, endless, constant; Zıt anlamlılar: temporary, transient

Latince 'perpetualis' (evrensel) kelimesinden, 'perpetuus' (sürekli) kelimesinden gelir, bu da 'per-' (boyunca) + 'petere' (aramak, gitmek) köklerinden oluşur.

Sizinle 'sürekli' (perpetually) veya sonsuza dek birlikte olmasını istediğiniz bir 'evcil hayvan' (pet) düşünün. 'Per-' öneki, zaman 'boyunca' devam eden bir şeyi ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.