verb

personify

kişileştirmek, canlandırmak, simgesi olmak

The story personifies death as a cloaked figure.

Hikaye, ölümü pelerinli bir figür olarak kişileştiriyor.

She personifies kindness and generosity.

O, nezaket ve cömertliğin simgesidir.

((sth.)) ((as sth.)) (bir şeyi) (bir şey olarak) kişileştirmek The film personifies emotions as characters.

((sth.)) (bir şeyin) simgesi olmak He personifies the spirit of the team.

Eş anlamlılar: embody, typify, represent, incarnate

'person' (kişi) + fiil yapan '-ify' (yapmak) ekinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'kişi haline getirmek' demektir.

Bir nesneye veya hayvana bir 'person' (kişi) nitelikleri verdiğinizi hayal edin. Bu, 'insani özellikler atfetmek' anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.