noun

perspective

bakış açısı, perspektif, görüş

From my perspective, the decision was correct.

Benim bakış açıma göre, karar doğruydu.

The new job will offer a fresh perspective.

Yeni iş yeni bir bakış açısı sunacak.

He learned about perspective in art class.

Resim dersinde perspektif hakkında bilgi edindi.

from ((sb.'s)) perspective (birinin) bakış açısına göre From my perspective, the decision was correct.

a perspective on ((sth.)) (bir şey) üzerine bir bakış açısı The book offers a new perspective on history.

Eş anlamlılar: viewpoint, outlook, standpoint, angle

Latince 'içinden bakmak' anlamına gelen 'perspicere' kelimesinden gelir (per- 'içinden' + specere 'bakmak').

Olaylara bakışınızı değiştiren özel bir merceğin 'içinden' ('per-spec') baktığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.