verb

pertain

ilgili olmak, ait olmak, ilişkin olmak

This evidence pertains to the case.

Bu kanıt davayla ilgili.

The duties that pertain to this job are complex.

Bu işe ait görevler karmaşıktır.

((to sth.)) (bir şey) ile ilgili olmak Bu kanıt davayla ilgili.

Eş anlamlılar: relate to, concern, apply to

Latince 'per-' (boyunca, tamamen) + 'tenere' (tutmak) kelimelerinden gelir. Bir şeye 'bağlı kalma' fikrini taşır.

Bir şeyin bir konuyla 'pertain' etmesi, onunla kalıcı bir bağlantısı olduğunu düşünün. Her zaman 'to' ile kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.