noun

phantom

hayalet, hortlak, görüntü

She thought she saw a phantom in the old house.

Eski evde bir hayalet gördüğünü sandı.

He suffers from phantom limb pain.

Fantom uzuv ağrısı çekiyor.

bir/o hayalet bir hayalet veya yanılsama Aynada bir hayalet gördü.

hayalet + isim hayali; gerçek olmayan Bacağında bir hayalet ağrı hissediyor.

Eş anlamlılar: ghost, specter, apparition, illusion

Yunanca 'görüntü, hayalet, belirme' anlamına gelen 'phantasma' kelimesinden gelir.

'Fantastik' kelimesine benziyor. Hayalet, fantastik bir hikayedeki gerçekte var olmayan bir karakter gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.