noun

assault

saldırı, taarruz, tecavüz

He was charged with assault.

Saldırı suçundan yargılandı.

The army launched an assault on the enemy city.

Ordu, düşman şehrine bir saldırı başlattı.

((sb./sth. üzerine bir saldırı)) birine veya bir şeye yönelik bir saldırı The army launched an assault on the enemy city.

((saldırıyla suçlanmak)) birine fiziksel olarak saldırmakla resmen suçlanmak He was charged with assault.

Synonyms: attack, battery, aggression, offensive

Eski Fransızca 'asaut' kelimesinden, Latince 'ad-' (yönelme) + 'saltus' (sıçrama) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'üzerine sıçramak'tır.

Yaraya 'tuz' (salt) basmayı düşünün, bu bir saldırı şeklidir. 'ass-' öneki 'assassin' kelimesine benzer, her ikisi de agresif eylemler içerir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.