noun

picket

grevci gözcüsü, protestocu, kazık, nöbetçi

The workers formed a picket outside the gate.

İşçiler kapının dışında bir grev hattı oluşturdu.

He painted the white picket fence.

Beyaz çitleri boyadı.

((bir grevci gözcüsü)) bir protestocu veya protestocu grubu A picket was set up by the union.

((bir kazık)) çit için kullanılan sivri uçlu bir kazık The garden was enclosed by a picket.

Eş anlamlılar: protestocu, grevci, kazık, direk

Fransızca 'piquet' (sivri uçlu kazık) kelimesinden gelir, 'pic' (kazma) kelimesinin küçültme halidir. Protesto anlamı askeri nöbet görevinden evrilmiştir.

İşverenleriyle 'kavga seçen' (picking a fight) protestocuları veya sivri 'kazıklarla' yapılmış bir çiti hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.