noun

picnic

piknik

Let's have a picnic in the park.

Parkta piknik yapalım.

We packed a picnic basket with sandwiches.

Piknik sepetine sandviçler doldurduk.

piknik yapmak açık havada yemek yemek Hadi parkta piknik yapalım.

pikniğe gitmek piknik için bir yere gitmek Yarın pikniğe gidiyoruz.

Eş anlamlılar: kır gezisi, mangal partisi

Fransızca 'pique-nique' kelimesinden gelir; 'piquer' (gagalamak, almak) ve 'nique' (değersiz şey).

Bir sepetten yiyecek 'seçtiğinizi' (pick) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.