noun

pieces

parçalar, kırıklar

The vase broke into many pieces.

Vazo birçok parçaya ayrıldı.

This puzzle has 1000 pieces.

Bu yapboz 1000 parçadan oluşuyor.

We moved the furniture in pieces.

Mobilyaları parçalar halinde taşıdık.

parçalar halinde parçalara ayrılmış The plate was in pieces on the floor.

((sayı)) parça ((bir şey)) belirli sayıda nesne The puzzle has 500 pieces.

Eş anlamlılar: fragments, parts, bits, components

'piece' kelimesinin çoğul halidir.

Kırık bir tabak hayal edin. Artık birçok 'parçaya' (pieces) ayrılmıştır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.