noun

pier

iskele, rıhtım

We walked along the pier at sunset.

Gün batımında iskele boyunca yürüdük.

The ferry departs from the main pier.

Feribot ana iskeleden kalkıyor.

iskelede yapının üzerinde bulunan There is a restaurant on the pier.

iskele boyunca uzunluğu boyunca hareket eden We walked along the pier.

Eş anlamlılar: jetty, wharf, dock, quay

Orta İngilizce 'pere' kelimesinden, Eski Fransızca 'piere' (taş) kelimesinden, Latince 'petra' (kaya, taş) kelimesinden gelmektedir. Başlangıçta taş bir dalgakıranı ifade ediyordu.

'İskelenin' (pier) ucundan denize 'dikkatle baktığınızı' (to peer) hayal edin. Benzer ses bir anımsatıcı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.