noun

assent

onay, rıza, muvafakat

She gave her assent to the proposal.

Teklife onayını verdi.

He nodded his head in assent.

Onaylayarak başını salladı.

((birinin)) onayını ((bir şeye)) vermek bir şeye katılmak She gave her assent to the proposal.

((in)) assent anlaşma işareti olarak He nodded his head in assent.

Eş anlamlılar: agreement, consent, approval; Zıt anlamlılar: dissent, disagreement

Latince 'assentire' kelimesinden, 'ad-' (yönelme) + 'sentire' (hissetmek, düşünmek). Bir şeye 'doğru düşünmek'.

'Consent' (rıza) kelimesine benzer. İkisi de anlaşma için kullanılan resmi kelimelerdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.