adjective

pious

dindar, sofu, yapmacık

She is a pious woman who goes to church daily.

Her gün kiliseye giden dindar bir kadındır.

He made a pious show of his charity.

Hayırseverliğini yapmacık bir şekilde sergiledi.

a pious ((kişi/eylem)) dindar (bir kişi/eylem) O çok dindar bir insandır.

Eş anlamlılar: devout, religious; Zıt anlamlılar: impious, irreligious

Latince 'pius' (dindar, görevine bağlı) kelimesinden. 'piety' (dindarlık) ile ilgilidir.

'Pious' olan kişi 'piety' (dindarlık) doludur. Bazen ikiyüzlü veya yapmacık dindar anlamında da kullanılabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.