verb

pivot

dönmek, ekseni etrafında dönmek, yön değiştirmek

The camera can pivot to get a wide view.

Kamera geniş bir görüş açısı elde etmek için dönebilir.

The company pivoted to a new business model.

Şirket yeni bir iş modeline yöneldi.

((on/around sth.)) ... üzerinde/etrafında dönmek The dancer pivoted on one foot.

((to sth.)) ...-e yönelmek The company pivoted to online sales.

Eş anlamlılar: turn, rotate, swivel, revolve

Eski Fransızca'da 'menteşe pimi' anlamına gelen 'pivot' kelimesinden gelir ve merkezi bir nokta etrafında dönme eylemini ifade eder.

Bir basketbolcunun tek ayağı üzerinde döndüğü bir 'pivot' hareketi yaptığını hayal edin. Bu eylem 'to pivot' fiilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.