adjective

placed

yerleştirilmiş, konulmuş

The book was placed on the table.

Kitap masanın üzerine konuldu.

The strategically placed cameras monitor the area.

Stratejik olarak yerleştirilmiş kameralar bölgeyi izliyor.

((placed)) + ((edat tümleci)) bir yere konulmuş olmak Anahtar paspasın altına konulmuştu.

Synonyms: positioned, set, located

'to place' (yerleştirmek) fiilinden gelir. '-ed' eki, burada sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacını oluşturur.

Belirli bir 'place' (yer) içine konulmuş bir nesne düşünün. O şimdi 'placed' (yerleştirilmiş) durumdadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.