verb

planted

dikmek, ekmek, yerleştirmek

She planted roses in the garden.

Bahçeye güller dikti.

The police planted a bug in his car.

Polis arabasına bir böcek yerleştirdi.

He planted his feet firmly on the ground.

Ayaklarını yere sağlam bastı.

((bir şeyi)) ((bir yere)) büyümesi için (bir şeyi) toprağa koymak. She planted roses in the garden.

((bir şeyi)) ((bir yere)) gizlice (bir şeyi) yerleştirmek. The spy planted a microphone in the office.

Eş anlamlılar: sow, seed, grow (ekmek, tohum ekmek, yetiştirmek)

Filiz veya sürgün anlamına gelen Latince 'planta' kelimesinden türemiştir.

'To plant', bir 'bitkiyi' (isim) toprağa koyma eylemidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.