noun

plastic

plastik

This bottle is made of plastic.

Bu şişe plastikten yapılmıştır.

We should reduce our use of plastic.

Plastik kullanımımızı azaltmalıyız.

She gave me a plastic smile.

Bana sahte bir gülümseme verdi.

((sayılamayan isim)) plastik plastik This toy is made of plastic.

((sıfat)) plastik bir ((isim)) plastik bir ((isim)) She bought a plastic cup.

Eş anlamlılar (sıfat): artificial, synthetic, fake; Zıt anlamlılar (sıfat): natural, genuine

Yunanca 'şekillendirilebilen' anlamına gelen 'plastikos' kelimesinden, o da 'şekillendirilmiş' anlamına gelen 'plastos'tan türemiştir.

Herhangi bir şekle 'sokulabilen' plastik oyuncakları düşünün, bu da Yunanca 'şekil vermek' köküyle bağlantı kurar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.