verb

play

oynamak, çalmak, rol yapmak

Children love to play outside.

Çocuklar dışarıda oynamayı sever.

She plays tennis every weekend.

Her hafta sonu tenis oynar.

He can play the guitar.

Gitar çalabiliyor.

I will play the CD for you.

Senin için CD'yi çalacağım.

((nesnesiz)) oynamak Çocuklar dışarıda oynamayı sever.

((bir spor/oyun)) oynamak Her hafta sonu tenis oynar.

((bir enstrüman)) çalmak Gitar çalabiliyor.

((bir şeyi)) çalmak Senin için CD'yi çalacağım.

Synonyms: katılmak, icra etmek, eğlenmek

Eski İngilizce'de 'hızlı hareket etmek, eğlenmek' anlamına gelen 'plegan' kelimesinden gelir.

'Play' kelimesiyle yapabileceğiniz farklı şeyleri düşünün: bir oyun (oynamak), bir enstrüman (çalmak), bir rol (oynamak).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.