noun

playing

oynama, çalma

Playing outside is good for children.

Dışarıda oynamak çocuklar için iyidir.

He enjoys playing the guitar.

Gitar çalmaktan hoşlanır.

playing ((sth.)) (bir şeyi) oynamak/yapmak Playing sports is fun.

enjoy/like playing ((sth.)) (bir şeyi) oynamaktan/yapmaktan hoşlanmak She likes playing chess.

Eş anlamlılar: gaming, recreation, amusement

'play' fiilinden, bir eylem veya süreci belirten bir isim (gerund) oluşturan '-ing' ekiyle türetilmiştir.

Bunu, 'play' fiilinin eyleminin bir isme dönüştürülmüş hali olarak düşünün. Oynama eylemini ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.