noun

playmate

oyun arkadaşı

He went to the park with his playmate.

Oyun arkadaşıyla parka gitti.

The puppy is looking for a playmate.

Köpek yavrusu bir oyun arkadaşı arıyor.

a/sb.'s playmate bir/birinin oyun arkadaşı She is my daughter's favorite playmate.

Eş anlamlılar: friend, companion

'play' (oyun) ve 'mate' (arkadaş, eş) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime. Birlikte oynadığınız bir arkadaş.

Birlikte 'play' (oynadığınız) bir 'mate' (arkadaş) düşünün. Genellikle çocukların arkadaşları için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.