noun

asset

varlık, mal varlığı, avantaj, kazanç

Her language skills are a great asset.

Dil becerileri büyük bir avantajdır.

The company's assets include property and cash.

Şirketin varlıkları arasında mülk ve nakit bulunmaktadır.

((bir kazanç)) ((...için)) (...için) bir kazanç Takım için büyük bir kazanç.

Eş anlamlılar: resource, advantage, property; Zıt anlamlılar: liability, disadvantage

Eski Fransızca 'asez' (yeterli) kelimesinden, Latince 'ad satis' (yeterliliğe) kelimesinden gelir. Başlangıçta borçları ödemeye yetecek kadar şeye sahip olmak anlamına geliyordu.

Bir 'asset'in (varlık) değerli olduğu için sizi 'rahat' (at ease) hissettirdiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.