adjective

pleased

memnun, hoşnut, mutlu

I am pleased with my new car.

Yeni arabamdan memnunum.

She was pleased to meet him.

Onunla tanıştığına memnun oldu.

He gave a pleased smile.

Memnun bir gülümseme sergiledi.

to be pleased with ((sth.)) (bir şeyden) memnun olmak I am pleased with my new car.

to be pleased to-inf (bir şey yapmaktan) memnun olmak She was pleased to meet him.

pleased + [isim] memnun bir ... He gave a pleased smile.

Synonyms: happy, satisfied, delighted, content; Antonyms: displeased, unhappy, dissatisfied

'to please' (memnun etmek) fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacıdır.

Bir şey sizi 'please' (memnun ederse), 'pleased' (memnun) hissedersiniz. Bu, mutlu ve tatmin olmanın sonucunda ortaya çıkan duygudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.