noun

plunderer

yağmacı, talancı

The ancient city was attacked by plunderers.

Antik kent yağmacılar tarafından saldırıya uğradı.

He was known as a ruthless plunderer of villages.

Köylerin acımasız bir yağmacısı olarak biliniyordu.

a plunderer ((of sth.)) (...-nın) yağmacısı He was a plunderer of ancient artifacts.

Synonyms: looter, marauder, raider, pillager

'Yağmalamak' anlamına gelen Almanca 'plündern' kelimesinden gelen 'plunder' fiilinden türemiştir. '-er' eki, eylemi yapan kişiyi belirtir.

'Plunder' fiili yağmalamak demektir. '-er' eki eklenince 'yağmalayan kişi', yani 'yağmacı' olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.