noun

point

nokta, uç, amaç, puan

What's the point of this meeting?

Bu toplantının amacı ne?

The pencil has a sharp point.

Kalemin ucu sivri.

Our team won by five points.

Takımımız beş puanla kazandı.

He made a good point in the discussion.

Tartışmada iyi bir noktaya değindi.

the point of ((sth.)) ((bir şeyin)) amacı Bu egzersizin amacı ne?

to make a point bir noktaya değinmek İlginç bir noktaya değindi.

a point in ((a game)) ((bir oyunda)) puan Takımımızın kazanmak için bir puana daha ihtiyacı var.

the point of ((an object)) ((bir nesnenin)) ucu Bıçağın ucuna dikkat et.

Eşanlamlılar: uç, amaç, fikir, skor, nokta, konum

Latince 'punctum' (nokta), 'pungere' (delmek) kelimesinden gelir. Aslen 'delinmiş bir nokta' anlamına geliyordu.

'Nokta' tek ve belirli bir birimdir: fiziksel bir uç (kalem ucu), bir konum (haritadaki nokta), bir fikir (ana nokta) veya bir oyundaki skor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.