adjective

pointed

sivri, keskin, imalı

The pencil has a pointed tip.

Kalemin ucu sivri.

She made a pointed comment about his lateness.

Geç kalmasıyla ilgili imalı bir yorum yaptı.

((pointed)) + isim sivri uçlu The pencil has a pointed tip.

((pointed)) + isim (comment/remark) imalı ve eleştirel She made a pointed remark.

Eş anlamlılar: sivri, keskin, imalı; Zıt anlamlılar: küt, yuvarlak, belirsiz

'Sivri bir uca sahip olmak' anlamına gelen 'point' fiilinden gelir. '-ed' eki bir durum veya nitelik belirten bir sıfat oluşturur.

Bir parmağın doğrudan bir şeyi işaret ettiğini hayal edin. 'Pointed' (imalı/sivri) bir yorum da aynı derecede doğrudan ve keskindir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.