noun

pole

direk, sırık, kutup, uç

A flag was flying from the top of the pole.

Direğin tepesinde bir bayrak dalgalanıyordu.

He is on an expedition to the North Pole.

Kuzey Kutbu'na bir keşif gezisinde.

The car started from pole position.

Araba pol pozisyonundan başladı.

((a/the)) pole ((isim)) direk, sırık Bayrak direği çok yüksek.

Eş anlamlılar: post (direk), rod (çubuk), staff (değnek), stake (kazık)

Latince 'kazık' anlamına gelen 'palus' kelimesinden gelir. Yere çakılan bir kazığı ifade eder.

Üzerinde bayrak olan uzun bir DİREK (pole) veya Kuzey KUTBU'ndaki (North Pole) Noel Baba'yı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.