verb

polish

parlatmak, cilalamak, geliştirmek

He polished his shoes until they shone.

Ayakkabılarını parlayana kadar cilaladı.

She needs to polish her presentation skills.

Sunum becerilerini geliştirmesi gerekiyor.

((sth.)) parlatmak (bir şeyi) Gümüşü parlatmam gerekiyor.

((sth.)) up geliştirmek (bir şeyi) Özgeçmişini geliştirmelisin.

Eş anlamlılar: parlatmak, cilalamak, geliştirmek, iyileştirmek

Latince 'düzleştirmek, parlatmak' anlamına gelen 'polire' kelimesinden gelir.

'Polite' (kibar) olmak için 'polished' (cilalı) tavırlara sahip olmalısınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.