adjective

polished

cilalı, parlatılmış, kibar, görgülü

Her shoes were always polished.

Ayakkabıları her zaman cilalıydı.

He gave a very polished performance.

Çok başarılı bir performans sergiledi.

((isim)) bir ismi tanımlayan sıfat. The table has a polished surface.

Synonyms: parlak, rafine, şık; Antonyms: mat, kaba, rafine edilmemiş

'polish' (cilalamak) fiilinin geçmiş zaman ortacı, Latince 'polire' (düzleştirmek) kelimesinden gelir.

Bir taşı pürüzsüz ve parlak olana kadar cilaladığınızı düşünün. 'Cilalı' bir performans da benzer şekilde pürüzsüz ve kusursuzdur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.