verb

ponder

derin derin düşünmek, kafa yormak, düşünüp taşınmak

He pondered the question for a moment.

Soruyu bir anlığına düşündü.

She pondered whether to accept the job offer.

İş teklifini kabul edip etmemeyi düşündü.

((sth.)) (bir şeyi) derin derin düşünmek Bir sonraki hamlesini düşündü.

((whether/what/how...)) (-ip -meyeceğini/ne/nasıl...) düşünüp taşınmak Bundan sonra ne yapacağını düşündü.

Eş anlamlılar: consider, contemplate, reflect; Zıt anlamlılar: ignore, disregard

Latince 'ağırlık tartmak' anlamına gelen 'ponderare' kelimesinden gelir. Zihninizde fikirleri tartmak gibi.

Gölet (pond) kenarında oturup hayatı derinlemesine düşündüğünüzü (ponder) hayal edin. Bu sakin sahne kelimeyi hatırlamanıza yardımcı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.