noun

porter

hamal, kapıcı, taşıyıcı, porter birası

The porter helped us with our bags.

Hamal çantalarımıza yardım etti.

He ordered a pint of dark porter.

Bir bardak siyah porter birası sipariş etti.

bir hamal (bagaj taşıyan kişi) The porter helped us with our bags.

Synonyms: bellhop, carrier, doorman

Latince 'taşımak' anlamına gelen 'portare' kelimesinden gelir. Bir şeyler taşıyan kişiyi ifade eder.

Bir limanda (port) bagaj taşıyan birini (porter) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.