possess
Çeviri
sahip olmak, elinde bulundurmak, etkisi altına almak
Örnekler
He possesses great musical talent.
Büyük bir müzik yeteneğine sahip.
The family possesses two cars.
Ailenin iki arabası var.
A strange idea possessed him.
Garip bir fikir onu ele geçirdi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeye)) sahip olmak bir şeye malik olmak veya bir şeye sahip olmak. Ailenin iki arabası var.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: own, have, hold
Etimoloji
Latince 'potis' (güçlü, muktedir) + 'sedere' (oturmak). Kelimenin tam anlamıyla 'efendi olarak oturmak'.
Hafıza İpuçları
Sahip olduğunuz şeyler üzerinde bir efendi gibi 'oturabildiğinizi' hayal edin, çünkü onlara 'sahipsiniz'.