verb

postpone

ertelemek, tehir etmek

They decided to postpone the meeting.

Toplantıyı ertelemeye karar verdiler.

We had to postpone our trip due to bad weather.

Kötü hava nedeniyle gezimizi ertelemek zorunda kaldık.

((bir şeyi)) (bir şeyi) ertelemek They decided to postpone the meeting.

Eş anlamlılar: delay, put off, defer; Zıt anlamlılar: advance, expedite

Latince 'post' (sonra) + 'ponere' (koymak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'sonraya koymak'.

Takviminizdeki bir 'post-it' notunu daha sonraki ('post') bir tarihe taşıdığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.