noun

assortment

çeşit, ürün yelpazesi, sınıflandırma

The store has a wide assortment of cheeses.

Dükkanda geniş bir peynir çeşidi var.

He brought an assortment of tools for the job.

İş için bir dizi alet getirdi.

bir ((şey)) çeşidi bir (şey) koleksiyonu Kutuda bir çikolata çeşidi vardı.

Eş anlamlılar: collection, variety, mixture, selection

Fransızca 'assortir' (ayırmak, eşleştirmek) kelimesinden, o da 'sorte' (tür, çeşit) kelimesinden gelir. '-ment' eki bir sonuç veya ürünü belirtir.

Farklı 'tür' (sort) şeylerin bir koleksiyonu olarak düşünün. Bir as-SORT-ment, çeşitli türlerin bir grubudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.