noun

pothole

çukur, yoldaki çukur

I hit a big pothole and got a flat tire.

Büyük bir çukura girdim ve lastiğim patladı.

The city needs to repair the potholes on this street.

Belediyenin bu caddedeki çukurları onarması gerekiyor.

a ((pothole)) in the road yoldaki bir çukur Bu yoldaki çukurlara dikkat et.

Synonyms: pit, crater, depression

'pot' (tencere) ve 'hole' (delik) kelimelerinin birleşimi, muhtemelen yoldaki tencere şeklindeki bir deliğin görünümünden kaynaklanmaktadır.

Yola bir 'tencerenin' (pot) düşüp bir 'delik' (hole) açtığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.