noun

poultry

kümes hayvanları, kanatlı eti

The farm raises poultry like chickens and ducks.

Çiftlik, tavuk ve ördek gibi kümes hayvanları yetiştiriyor.

We had roasted poultry for dinner.

Akşam yemeğinde fırında kanatlı eti yedik.

((uncountable noun)) kümes hayvanları (canlı) Çiftlik, tavuk ve ördek gibi kümes hayvanları yetiştiriyor.

((uncountable noun)) kanatlı eti (yiyecek) Akşam yemeğinde fırında kanatlı eti yedik.

fowl (kanatlı); chicken (tavuk), turkey (hindi)

Eski Fransızca 'pouletrie' (kümes hayvanlarının satıldığı yer) kelimesinden, o da 'poulet' (piliç) kelimesinden gelir.

'Pottery' (çömlekçilik) ile karıştırmamaya dikkat edin. Bir 'pottery' (çömlek) içinde 'poultry' (kümes hayvanı) pişirdiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.