noun

pounding

vurma, çarpma, zonklama

I have a pounding in my head.

Başımda bir zonklama var.

I could hear the pounding of the waves.

Dalgaların vuruşunu duyabiliyordum.

((birinin başında/göğsünde bir zonklama)) bir zonklama hissi Başımda bir zonklama var.

((bir şeyin vurması)) bir şeyin tekrar tekrar vurma sesi Dalgaların vuruşunu duydum.

Eş anlamlılar: beating, throbbing, hammering

'Sertçe vurmak' anlamına gelen 'to pound' fiilinin ulaç halinden gelir.

Birinin bir kapıyı *pounding* (yumrukladığını) hayal edin - bu bir *pounding* sesidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.