adjective

powerful

güçlü, etkili, kudretli

She is a powerful speaker.

O, güçlü bir konuşmacıdır.

This car has a powerful engine.

Bu arabanın güçlü bir motoru var.

((a powerful)) ((noun)) güçlü bir ... He is a powerful leader.

((sb./sth.)) ((is powerful)) ... güçlüdür Their army is very powerful.

Eş anlamlılar: strong, mighty, influential; Zıt anlamlılar: weak, powerless

'power' (güç) kelimesine 'dolu' anlamına gelen '-ful' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Yani, kelimenin tam anlamıyla 'güç dolu'.

'power' (güç) ile 'full' (dolu) olan bir şey hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.