adjective

assumed

sahte, takma, varsayılan

He was living under an assumed name.

Takma bir isimle yaşıyordu.

The assumed truth of the theory was later disproven.

Teorinin varsayılan doğruluğu daha sonra çürütüldü.

takma bir ((isim)) sahte bir (isim) Casus takma bir kimlik kullandı.

Eş anlamlılar: supposed, presumed, pretended, fake; Zıt anlamlılar: real, genuine, proven

'assume' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Latince 'ad-' (yönelme) + 'sumere' (almak) kelimelerinden. 'Üstlenilmiş' veya 'doğru kabul edilmiş' bir şey.

'Takma' bir kimlik (assumed identity), gerçek olmayan, 'üstlendiğiniz' bir kimliktir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.